Nilgün Marmara Eserleri ve Biyografisi

Nilgün Marmara

13 Şubat 1958 yılında Moda’da dünyaya gelen Nilgün Marmara, göçmen bir ailenin kızıdır. Ortaokul ve Lise öğrenimini Kadıköy Maarif Koleji’nde tamamladı. Daha sonra Boğaziçi Üniversitesi’nde İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne başladı ve tez çalışmasında Sylvia Plath üzerine analizler yaptı. Fakat, bu tez çalışmasını yaparken Plath’ın hayatını ve kaderini ne kadar etkileyeceğinden habersizdir. Üniversite eğitimini başarıyla  tamamladı ve mezun olduktan sonra çeşitli işlerde çalıştı. 1982 yılında evlendi ve bir buçuk yıl kadar eşiyle birlikte Libya’da yaşadı. Tez çalışmalarını yaparken, Sylvia Plath’a aşırı ilgi ve sevgi duymaya başlamıştı ve onun şiirleri üzerine çeviri çalışmaları da yapmıştı.  Gizdökümcü şiirin önde gelen isimlerinden biri olan Plath, “Sırça Fanus” isimli eserinde depresyonu hakkında ayrıntılı bilgiler verir. Plath ,  manik depresif bir yaşam sürdürür ve birkaç kez intihar girişimlerinde bulunur. Tez konusu olması hem de ilgisi nedeniyle, Nilgün Marmara araştırmalarında daha da derinlere iner. Bu araştırmalar onu sorgulamalara götürür, araştırdıkça düşünmeye başlar düşündükçe etrafındaki şeyleri anlamsız görür. Plath’ın  içinde olduğu yalnızlık ve varoluşsal sorgulamalar Marmara’yı da içine çekmeye başlar. Ağır bir depresyon içerisine düşer ve  daha sonra ona da tıpkı Plath gibi manik depresif tanısı konulur. Doktorlar tarafından bir süre yazmaması ve okumaması söylense de, o ne yazmaktan ne de okumaktan vazgeçebildi, üstelik ilaçlarını da kullanmadı. Dünyanın rüzgarında oradan oraya savrulan Marmara günden güne gerçeklik duygusunu yitiriyordu.

Marmara için, hayat artık  sadece “bekleme salonundan”  ibarettir. Ruhu hayata sırtını döneli zaten çok olmuştu, sıra bedenindeydi artık. 29 yaşına geldiğinde bu bekleyişi sona erdirmeye karar verir ve evinin balkonundan atlayarak intihar eder. Nihayetinde, kaderi de Sylvia Plat’ın kaderine benzer. Ölümü üzerine çeşitli iddialar tartışma konusu olsa da eşi Kağan Önal, Marmara’nın psikolojik sorunları olduğunu ve tedavi olmayı reddettiğini dile getirir. Fakat, Kağan Önal da eşini anlamadığı, onun yalnızlık içerinde çürümesine seyirci kaldığı gerekçesiyle ölümünden sorumlu tutulur.

Nilgün Marmara Edebi Kişiliği

Benliğini asla dünyayla bağdaştıramamış, evrene hep seyirci gibi kıyıdan köşeden bakarak yaşamıştı ömrünü. Kaleminden dökülenler de tıpkı öyleydi. Marmara da sanki yanlışlıkla bilmediği bir diyarın istasyonunda inen bir yabancının kaybolmuşluğu vardı. Şiirlerindeki hüzünden de bunları anlamak mümkündü. Yaşamaktı sanki ona ıstırap veren, dizelerinde ölümü irdeliyordu adeta.

Nilgün Marmara Eserleri

Şiirleri

Daktiloya Çekilmiş Şiirler

Metinler

Günlük

Kırmızı Kahverengi Defter

Defterler

Kağıtlar

Related Post

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir